Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yalova’da Çiftçilere Ayçiçeği Ve Fasulye Tohumu

Tarım Arazilerinin Kullanımını Etkinleştirme

Tarım Arazilerinin Kullanımını Etkinleştirme Projesi Kapsamında Tohumlar Dağıtıldı

Yalova’da “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi” kapsamında düzenlenen törenle, 62 çiftçiye 135 kilogram Çalı Fasulyesi tohumu, 42 çiftçiye ise 670 kilogram Yağlık Ayçiçeği tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen programa; önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, İl Genel Meclisi üyeleri, STK temsilcileri ve üreticiler katıldı. Törende söz alan çiftçiler desteklemelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek devamını beklediklerini ifade etti.

Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli yaptığı konuşmada; “Bugüne kadar İl Müdürlüğümüzün yapmış olduğu projelerle Yalovamızda çok güzel şeyler oldu. Valimiz, İl Müdürlüğümüz, Bakanlık Yalova çiftçisine gerekli yardımı sağladılar. Çiftçilerimiz adına teşekkür ediyorum” dedi.

Amacımız Üretimi Artırmak Ve Çeşitlendirmek

İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, Yalova’nın yüzölçümü küçük olmasına rağmen tarımsal potansiyelinin önemine değinerek şunları söyledi: “Bugün burada, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında ilimizde hayata geçirilen iki önemli çalışmanın, Yağlık Ayçiçeği ve Çalı Fasulyesi Tohum Temini Programı’nın teslim töreni vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Yalovamız Türkiye’nin yüzölçümü açısından en küçük ili. Toplam yüzölçümümüzün %27’si yani 218 bin dekarlık bir alan tarım alanından oluşuyor. Biz tarımsal faaliyet olarak bu alanın 118 bin dekarını kullanmaktayız. Bu rakamlardan görüyor ki tarım alanlarımızın önemli bir kısmı boş kalmaktadır. Geçmiş yıllarda pandemiyle, savaşlarla tarım sektörünün ve gıdanın öneminin anlaşıldığı dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın’ talimatı olmuştu.

Bakanlığımız bir çalışma başlatarak Tarım Alanlarının Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesini hayata geçirdi. Yalovamız da o günden bugüne birçok konuda tohumu ve fideyi %50-%75 hibeli bir şekilde çiftçimize ulaştırdık. Bugünkü dağıtacağımız 670 kilogramlık yağlık ayçiçeği ilimizdeki toplam üretim alanının üçte birine yetececek düzeyde ve %50 hibeli olarak bugün çiftçilerimizle buluşturacağız. Özellikle çalı fasulyesi konusunda İl Özel İdaremize teşekkür ediyoruz. Yapmış olduğumuz birçok projeye sayın valimizin talimatlarıyla katkı sunuyorlar. Bu kapsamda yürüttüğümüz ‘Yalova İlinde Çalı Fasulyesi Üretiminin Geliştirilmesi Projesi’ ile; toplam 135 kilogram fasulye tohumu, 62 üreticimize teslim edilecek ve yaklaşık 33 dekarlık alanda üretim yapılması sağlanacaktır.

Projede sağlanan katkılarla %75’lik hibe sağlanmıştır. Amacımız sürdürülebilir gıda arz güvenliğinin sağlanması, Yalova’daki çiftçimizin üretimi geliştirmek ve çeşitlendirmek, çiftçimizin girdi maliyetlerine bakanlık olarak katkı sağlamaktır. Bugün teslim edeceğimiz tohumlarımızın çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.”

Yalova Tarımda Daha Güçlü Olacak

Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, devlet ve vatandaş iş birliğinin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Biz Yalova olarak güzel işler yapmak zorundayız. Çiftçilik, süs bitkileri bizim yapmış olduğumuz güzel işlerden bir tanesidir. Bugün burada Yalova’da devlet ile vatandaşın iş birliğine imza atıyoruz. Özellikle çalı fasulyesi ve yağlık ayçiçeği üretimine yönelik gerçekleştirdikleri iş birliğinden dolayı çiftçilerimize teşekkür ediyorum. Valilik ve İl Özel İdaresi olarak sadece yol, alt yapı gibi hizmetler değil tarıma yönelik de faaliyetler yaptığımızı önümüzdeki süreçte daha iyi göreceksiniz. Henüz üç aylık bir valiyim ama önümüzdeki dönemde İl Özel İdaremizden daha çok kaynak ayırdığımızı göreceksiniz. Sizler üretim yapıp, ilgi alaka göstermeseniz bizim projelerimiz geniş alanlara yayılamaz. Çiftçilerimize çok çok teşekkür ediyorum. Bizleri teşvik edin, yorun, sıkıştırın bizler de Valilik olarak Yalovamızı daha güzel yerlere taşıyalım. Tohumlarımız hayırlı, uğurlu olsun.”

Bir Karış Toprağın Boş Kalmasına Razı Değiliz

Prof. Dr. Vahit Kirişçi ise tarımın stratejik bir sektör olduğunun altını çizerek şu konuşmayı yaptı: “Tarımın ne kadar stratejik, ne kadar vazgeçilmez olduğunu aslında pandemide gördük. Üretim ve tedarik zinciri bozulmuş ve ülkeler paraları olduğu halde ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmişti. Ama bu ülkenin üreticileri Cumhurbaşkanımıza baskı yaparak, ‘Biz tarlamıza gitmek, ahırımıza girmek, kümesimizden tavuklarımızın yumurtasını almak istiyoruz’ diye izin istemişlerdi. Bir ibadet aşkıyla yapan bu üreticilerimiz, şartlar ne olursa olsun bu üretimlerini dün yaptılar, bugün yapıyorlar, Allah’ın izniyle yarın da devam edecekler. Rusya-Ukrayna savaşı başladı 24 Şubat 2022’de. Herkes enerji fiyatlarını takip ederken bir gördük ki, iki tahıl üreticisi ülkenin dünya ticaretinde önemli yeri olan bu iki ülkenin ürünlerinin yokluğu herkesi telaşlandırdı. Ve bir anda koridorun adı, fiyatı on kat arttığı halde doğalgaz koridoru olmadı, enerji koridoru olmadı; o koridorun adı Tahıl Koridoru oldu. Çünkü insanların temel ihtiyacı her şeyden önce bu hububatla başlar. Ekmek deriz biz; ekmeğin hammaddesi işte buğday, hayvanın yine yemi arpa… Arpayı da, buğdayı da üreten siz değerli üreticilerimizsiniz.

Ben bir deprem ilinin milletvekiliyim şu anda, Kahramanmaraş. Depremde aynı pandemide olduğu gibi; paranız var ama bir damla suya muhtaçsınız. Paranız var, bir lokma ekmeğe muhtaçsınız. Komşunuz var ama komşunuz da o da depremzede. 11 ilden bahsediyorum. Örneğin Kahramanmaraş’ın bir komşusu Osmaniye, öbür komşusu Gaziantep, diğer tarafta Sivas’ı, Malatya’sı… Hepsi bunların depremzede. Dolayısıyla kimsenin kimseye faydasının olmadığı, adeta bir kıyamet provasının yaşandığı bir dönemde kendimize yeterliliğimizi sorguladık. Buradan hareketle şunu söylüyorum: Yalova kendi ihtiyaçlarını üretmekle mükelleftir. Siz de 1999 depremini yaşadınız.

Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. O dönemde bu kısa adıyla TAKE Projesi, Tarım Arazilerinin Etkinleştirilmesi Projesi çok önemli. Ve biz aslında burada ayçiçeğini örnek veriyoruz, yine çalı fasulyesini örnek veriyoruz ama bütün derdimiz şu: Türkiye su zengini bir ülke değil. Suyu idareli kullanmak zorundayız. Suyu çok tüketen ürünleri suyun az olduğu yerde yetiştirme lüksümüz yok. Bugün burada dağıtımını gerçekleştirdiğimiz tohumlarımızın bereketli olmasını diliyorum.”