Arama
Sosyal Medya

    Mide Kanserinde Erken Teşhis İçin 40 Yaş Üstüne Endoskopik Tarama Önerisi

    Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in öncülüğünde hazırlanan bilimsel rapor, mide kanserinde erken teşhisin hayati önemine dikkat çekerek, 40 yaşından itibaren endoskopik tarama modelinin bilimsel olarak değerlendirilmesini öneriyor.

    Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in

    VAN (Diriliş Haber Ajansı) – Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in katkılarıyla hazırlanan kapsamlı bilimsel raporda, mide kanserinin erken evrede tespit edilebilmesi amacıyla 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneğinin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiği önerildi. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2015-2025 yıllarını kapsayan endoskopi ve patoloji kayıtlarının detaylıca incelendiği raporda, biyopsi sonucu bulunan 45 bin 264 hastanın 1.469’unda kanser vakasına rastlandığı belirtildi. Çalışmada, kanser evresi net bir şekilde belirlenebilen hastaların yüzde 84,9’unun tanı anında hastalığın ilerlemiş veya başka organlara yayılmış olduğu evrede bulunduğu ifade edildi.

    Rapor, mide ve yemek borusu kanserlerinde erken teşhisin kritik önemine dikkat çekerken, bölgesel risklerin bilimsel verilerle analiz edilmesi gerektiğini ortaya koydu. Çalışmada, mide kanserinin ileri evrede tespit edilmesinin tedavi sürecini ciddi oranda zorlaştırdığı, bu nedenle erken tanıya imkân sağlayabilecek tarama modellerinin araştırılmasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.

    Endoskopik Tarama Seçeneği Bilimsel Olarak Değerlendirilecek

    Raporda öne çıkan temel önerilerden biri, mide kanseri riskinin yüksek olabileceği bölgelerde 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneğinin bilimsel açıdan araştırılması oldu. Halk arasında mideye kamerayla bakılması olarak bilinen endoskopi yöntemi, yemek borusu ve midenin iç yüzeyinin doğrudan incelenmesine olanak tanıyor. İşlem sırasında şüpheli alanlardan biyopsi alınarak kanser veya kanser öncüsü değişiklikler detaylıca değerlendirilebiliyor.

    Çalışmada, bu önerinin herkese koşulsuz endoskopi yapılması anlamına gelmediği; bilimsel veriler doğrultusunda riskin belirlenmesi, uygun hedef grupların tespit edilmesi ve erken teşhise imkân sağlayabilecek bir sistemin araştırılması gerektiği vurgulandı. Raporda, öncelikle bölgedeki gerçek kanser sıklığının nüfus temelli araştırmalarla belirlenmesi; ardından hedef yaş grubu, sağlık personeli ihtiyacı, teknik altyapı ve maliyet gibi unsurların değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda bilimsel bir pilot çalışma yürütülmesinin, önerilen modelin uygulanabilirliği ve sağlayabileceği yararın ortaya konulması açısından önem taşıdığı belirtildi.

    Bölgesel Veriler Sağlık Politikaları İçin Önem Taşıyor

    Mide kanseri taraması bazı ülkelerde ulusal sağlık programlarının bir parçası olarak uygulanırken, her ülke ve bölgenin hastalık sıklığı, risk faktörleri ve sağlık altyapısının farklılık gösterebildiği kaydedildi. Bu nedenle tarama politikalarının bilimsel kanıtlara ve bölgesel ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi gerektiği bildirildi. Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in katkı sunduğu çalışma, hastane verilerinden hareketle mide kanserinde erken teşhis seçeneklerinin sağlık politikaları düzeyinde ele alınmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Bölgesel verilerin daha kapsamlı araştırmalarla desteklenmesi ve önerilen tarama modelinin bilimsel açıdan değerlendirilmesi hâlinde, çalışmanın Türkiye’de mide kanseriyle mücadeleye yönelik yeni araştırmalara ve politika tartışmalarına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

    Raporun, Mide ve Özofagus Cerrahisi Derneği tarafından düzenlenecek II. Mide ve Özofagus Cerrahisi Kongresi’nde sunulması bekleniyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi verilerinden hareketle hazırlanan çalışmanın kongrede bilim dünyasıyla paylaşılması ve mide kanseriyle mücadelede erken teşhise yönelik tartışmalara katkı sunması hedefleniyor. Çalışmanın kongre programında yer alması hâlinde, 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneği, bölgesel risk değerlendirmesi ve olası pilot uygulamanın gereklilikleri uzmanlar tarafından detaylıca ele alınabilecek.