Arama
Sosyal Medya

    Gelibolu Ziraat Odası Başkanı Kaya, ““Çiftçi Tarlada, Ekmek Masada Yok”

    Oda başkanı Kaya yaptığı

    Oda başkanı Kaya yaptığı açıklamasının başında, kilogram başına 16,50 TL ekmeklik buğday ve 12,75 TL arpa alım fiyatları, sahadaki üretim gerçeklerinden ve çiftçinin beklentilerinden ne yazık ki çok uzak kaldığını belirterek, şunları söyledi.

    “Ziraat Odası olarak üreticilerimizle yaptığımız görüşmelerde ve sahadaki incelemelerimizde açıkça görüyoruz ki; bir yıl boyunca artan gübre, mazot ve zirai ilaç fiyatlarıyla mücadele eden çiftçimiz, hasat vakti geldiğinde emeğinin karşılığını alamamanın derin üzüntüsünü yaşamaktadır. Üstelik tarımın hayati önemi ortadayken; buğday ve arpa alım fiyatlarının, yerel kurum yöneticilerinin dahi eşzamanlı bilgi sahibi olamadığı bir şekilde, sabahın erken saatlerinde yalnızca sosyal medya hesaplarından duyurulması, çiftçimizin emeğini değersizleştiren bir yaklaşım olmuştur. Tarımsal üretim, kurumsal ve şeffaf bir iletişimi hak etmektedir” diyen Kaya;

    “Açıklanan bu rakamların yetersizliğini, küresel çaptaki üretim maliyetleri ve ürün fiyatları dengesine bakarak da görmek mümkündür. Dünya genelinde üretim yapan bir çiftçinin maliyetleri ile elde ettiği ürün fiyatı arasındaki oran, tarımsal faaliyetin sürdürülebilirliğini korumaktadır. Ancak ülkemizde tablo bunun tam tersidir. Türkiye’de iş gücü, tohum, gübre, ilaç ve yakıt giderleri resmi rakamlara göre dahi %75 oranında artmıştır. Buna karşılık buğday alım fiyatındaki artışın %22’de, arpa fiyatındaki artışın ise %15,9’da kalması, üreticimizin nasıl bir gelir-gider dengesizliğine itildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Sahadan yükselen en haklı ve en acı sitem şudur:

    Çiftçinin binbir emekle ürettiği 1 kilogram buğdayı satarak bugün 1 ekmek dahi alamıyor!

    Bununla birlikte, açıklanan düşük fiyatlar kadar ödeme takvimindeki mağduriyetler de çiftçimizin belini bükmektedir. TMO tarafından ürün bedeli ödemelerinin 45 gün gibi uzun bir süreye yayılması ve tarımsal destekleme ödemelerinin 1 yıl geriden gelmesi, yüksek enflasyon ve faiz sarmalındaki üreticimizin finansal yükünü daha da ağırlaştırmaktadır. Çiftçimizin borçlarını zamanında ödeyebilmesi ve yeni üretim sezonuna hazırlanabilmesi için ürün bedellerinin çok daha kısa sürede, destekleme primlerinin ise hasatla eş zamanlı olarak ödenmesi elzemdir.

    Pandemi dönemi, tarımsal üretimin bir ülke için ne kadar stratejik olduğunu hepimize açıkça göstermiştir. Tarlada üretenin artan maliyetler altında ezildiği ve zarar ettiği bir denklemde, şehirdeki tüketici de ucuz gıdaya erişemez. Maliyetin altında kalan bu fiyatlarda ısrar edilmesi halinde; sadece borcunu büyüten çiftçimiz üretimden kopacak ve gıdada dışa bağımlılık artarak gıda arz güvenliğimiz ciddi yara alacaktır.

    Biz diyoruz ki; “Buğdayın değeri düşerse, milletin geleceği de eksilir.”

    Üretim zincirinin kopmaması için; artan girdi maliyetlerini dikkate alan, üreticiyi tarlada tutacak ve emeğini koruyacak bir fiyat revizyonu acilen hayata geçirilmelidir” dedi.