Arama
Sosyal Medya

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ekonomi Ve Terörle Mücadele Açıklaması

    ANKARA / TEKHA Cumhurbaşkanı

    ANKARA / TEKHA

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Küresel krizler, bölgesel çatışmalar ve iç politikaya dair önemli değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çoklu şokları başarıyla yönettiğini belirtti.

    Küresel Krizler Ve Bölgesel Sancıların Ekonomiye Etkisi

    Kabine toplantısında kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna ve bunun küresel etkilerine dikkat çekti:

    “Kabinemizin 69’uncu toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken enerjide Türkiye’yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik.

    Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafya son yılların en sancılı günlerini yaşıyor. İsrail’in savaş bağımlısı mevcut yönetimi, tahrik ve tertipleriyle bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail’in işgalleri, İsrail’in hukuksuz yerleşimleri, İsrail’in Gazze’de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil; farklı inanç kesimleriyle bölgenin tamamı ödemektedir.

    Örneğin bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil maalesef küresel piyasalarda birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır.”

    Üretim Ve İstihdama 1 Trilyon Liralık Destek Paketi

    Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlara yansımasını en aza indirmek için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, reel sektöre ve üretime yönelik sağlanan desteklerin detaylarını açıkladı:

    “Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz. Bu süreçte üreticimizi, ihracatçımızı ve reel sektörümüzü de desteklemeyi ihmal etmiyoruz. İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkanını sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık.

    Çiftçimizi de esnafımızı da yalnız bırakmıyoruz. Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2’den yüzde 1’e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaleti ile 60 milyar liralık ilave finansman imkanı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye’yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz.”

    Terörün Ağır Ekonomik Faturası Ve Yeni Düzenleme Sinyali

    Terörün Türkiye ekonomisine getirdiği yükü rakamlarla paylaşan ve sürecin başarıyla tamamlanması halinde yeni bir dönemin başlayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye, geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşamış, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülkedir. Türkiye’yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir.

    Partimizin Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışma, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyuyor. Buna göre terörün faturası gayrisafi yurt içi hasılada 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları buluyor. İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye’ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım, güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.

    Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdi ile tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır.

    Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır. Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen, tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.”