Balıkesir’de bir ilçe belediyesinin gerçekleştirdiği inceleme, asbest raporlarındaki sahtecilik vakasını ortaya çıkardı. Belediyeye sunulan asbest raporundaki eksiklikler şüphe uyandırınca, yapılan detaylı araştırma sonucu raporun sahte olduğu anlaşıldı.
Belediye yetkilileri, raporda QR kodunun yer almadığını ve firma bilgileri gibi kritik unsurların eksik olduğunu fark etti. Şüphe üzerine rapor, detaylı inceleme yapılması için laboratuvara gönderildi. Yapılan incelemede raporun orijinal bir belgeden değiştirilerek hazırlandığı belirlendi.
Türkiye Genelinde Yaygın Sahte Raporlar
Raporu düzenleyen kişinin, çevre mühendisi, A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve asbest söküm uzmanı olduğu belirtildi. Şahıs, sahteciliği kabul ederken, bu suçu başka bir kişinin yönlendirmesiyle işlediğini savundu.
Asbest Söküm Uzmanları Derneği Başkanı Mehmet Şeyhmus Ensari, Türkiye çapında birçok laboratuvarın isimlerinin sahte raporlarda kullanıldığını belirtti. Ensari, bu tür sahte raporların önlenebilmesi için QR kodu ve elektronik imza gibi dijital doğrulama sistemlerinin kritik rol oynadığını ifade etti. “Bu dijital sistemlerle sahte raporların önüne geçebiliriz ve çevre dostu çözümler sağlanabilir,” diye ekledi.
Hukuki Süreç Başlatıldı
Savcılığa, sahte evrak düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarından dolayı başvuru yapıldı. Ayrıca, mağdur olan laboratuvarın avukatları tazminat davası açma sürecine başladı.
Belediyelere Uyarı: Sahte Raporların Önlenmesi Mümkün
Bazı büyükşehir belediyelerinin asbest raporlarını elektronik ortamda doğrulaması bilinse de, birçok ilde bu tür denetimlerin yapılmadığı belirtiliyor. Ensari, belediyelerin laboratuvarlarla doğrudan iletişim kurarak rapor doğruluğunu teyit etmelerinin sahteciliği önlemede önemli bir adım olacağını vurguladı. Sahte raporların, özellikle kentsel dönüşüm projelerini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ensari, belediyelerin numune alma süreçlerine katılımının bu tür dolandırıcılıkların engellenmesinde etkili olacağına işaret etti.

