ANKARA (Diriliş Haber Ajansı) – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, milletvekillerinin soru önergelerine ilişkin verileri kamuoyuyla paylaştı. Kurtulmuş, Meclis Başkanlığına ulaşan soru önergelerinin reddedilme oranının 28’inci Dönemde yüzde 0,82 seviyesine kadar düştüğünü açıkladı.
Soru Önergelerinde Şeffaflık Vurgusu
Meclis Başkanı olarak yürütmenin yerine geçip cevap yazma yetkisinin bulunmadığını hatırlatan Kurtulmuş, milletvekillerinin önergelerinin vaktinde ve yeterli müktesebatla yanıtlanması için bakanlıklara düzenli olarak yazılar gönderdiklerini ifade etti. Kurtulmuş, “Meclis Başkanı olarak benim yürütmedeki herhangi bir arkadaşımızın yerine geçerek cevap yazma imkanım yok. Ancak Meclis adına şunu yapıyorum: Milletvekillerinin soru önergelerinin vaktinde ve yeterli bir müktesebatla cevaplandırılması bakımından göreve geldiğimden bu yana bütün bakanlıklara bu soruların vaktinde cevaplandırılması için yazımızı yazıyoruz. Bana gelen yani Meclis Başkanlığına gelen soru önergelerinin reddedilme oranı ise bizim bu 28’inci Dönemde yüzde 0,82’ye düşmüştür. Yani hemen hemen gelen 100 tane soru önergesinden 1 tanesi bile asla bize takılmadan Bakanlıklara gönderiliyor, bunu da söylemek isterim. Benim vazifem bunu genel olarak ilgili arkadaşlarımıza, yürütmeye aktarmaktır” şeklinde konuştu.
Meclis İtibarının Korunması
Meclis itibarının hafife alınamayacağını vurgulayan Kurtulmuş, uluslararası alanda TBMM’yi temsil etmekten duyduğu gururu dile getirdi. Meclisteki ufak detayların büyütülerek kurumun hedef alınmasının arkasında sinsi bir amacın bulunduğunu belirten Kurtulmuş, “Tabii ki eleştirilecek hususlar yok mu? Var ama eleştirilecek hususları, TBMM’nin toplam itibarını zedeleyecek şekilde de gündeme getirmemek lazım. Türkiye’de her zaman bir odak vardır, ‘Aman, bir şey olsun da TBMM’nin itibarını zayıflatalım’ diye. TBMM’de içilen çorbadan tutun, yenilen pilavdan tutun bir çöpe kadar her şeyi büyüterek Meclisi itibarsızlaştırmak isterler. Bunun arkasındaki temel neden A partisine ya da B partisine karşı bir tutum değil, Türkiye’de sivil siyasete karşı geliştirilmiş sinsi bir tutumdur; bu tuzağa da düşmememiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.
Terörsüz Türkiye ve Demokratikleşme Adımları
‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının demokratik standartlara katkı sunduğunu aktaran Kurtulmuş, hazırlanan raporun bir bütün ve yol haritası olduğunu belirtti. Siyasetin kontrolündeki adımlara değinen Kurtulmuş, “Türkiye’nin farklı kesimlerini temsil eden insanlar, çevreler büyük bir çabayla, gayretle katkıda bulundular. Mecliste herhangi bir konuda oturup anlaşılamaz, konuşulamaz zannedilen TBMM, istisnasız hemen hepimizin kabul edeceği gibi cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en büyük sorunu olan terör meselesini çözebilmek için fevkalade samimi bir çalışma ortamını başarıyla ortaya koymuştur. Hem Komisyon Başkanı olarak hem TBMM Başkanı olarak ve Komisyona katkı sunmuş olan bütün siyasi partiler olarak, hiç şüphesiz 7’nci bölümdeki demokratikleşme adımlarının da gerçekleştirilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz” dedi.
Süreçle ilgili yasal düzenlemedeki güvenlik mekanizmalarına da değinen Kurtulmuş, silahsızlanmanın temini için üç sigorta sistemi kurulduğunu açıkladı. Bunların Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurul, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla tescil edilecek silahsızlanma süreci ve İzleme Komisyonu olduğunu belirten Kurtulmuş, “Oyunbozanlık yapan kurduğu oyunun altında kalır. Bu, bütün milletimizin, 86 milyonun tamamının yıllardır özlemle beklediği bir şeydir. Artık savaşın ekonomisini değil, barışın ekonomisini konuşacağız” ifadelerini kullandı.
Meclis Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasının ardından Komisyon Başkanı Mehmet Muş, TBMM, KDK ve Sayıştay’ın 2027 yılı bütçe tekliflerini okutarak oylamaya sundu. Yapılan oylama neticesinde 33,7 milyar lira değerindeki teklifler komisyonda kabul edilirken, Başkan Muş toplantıyı 2 Kasım Pazartesi günü yeniden toplanmak üzere kapattı.

