KAYSERİ (Diriliş Haber Ajansı) – Kayseri’de bulunan Kültepe-Kaniş Ören Yeri’nde 1948 yılından bu yana aralıksız sürdürülen kazı çalışmalarında, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bir keşfe imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü ortaklığında yürütülen kazılarda, bölgenin 78 yıllık araştırma geçmişinde türünün ilk örneği olan Helenistik Dönem’e ait mozaik döşemeli bir mimari yapı gün yüzüne çıkarıldı. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki heyet, bu yapıyla birlikte yerleşimin söz konusu evredeki değişimini gözler önüne seren dört ayrı Helenistik kültür katmanını da kayıt altına aldı.
Türk-Güney Kore Ortaklığında Tarihi Keşif
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Kültür Mirası İdaresi’ne bağlı enstitü arasındaki mutabakat zaptı çerçevesinde, 2025 yılında Warşama Sarayı’nın doğu kesiminde ortak kazı çalışmaları başlatıldı. İkinci çalışma sezonuna giren kazı alanında, üst üste sıralanan dört Helenistik kültür katmanı ile mozaik tabanlı mimari kalıntılara ulaşıldı. Milattan önce 323-30 yıllarını kapsayan Helenistik Dönem’e tarihlenen yapının sağlam kalan taban mozaiği, doğu-batı ekseninde 163 santimetre, kuzey-güney ekseninde ise 165 santimetre ölçülerinde tespit edildi. Çevrede bulunan ek mozaik parçaları, özgün döşemenin geçmişte çok daha geniş bir alanı kapladığına işaret ediyor.
Antik Zemin İnşa Tekniği Aydınlatıldı
Kazı heyeti, taban mozaiğinin yapım aşamalarını da detaylı bir şekilde inceledi. İlk aşamada düzleştirilen zemine kırma taş ve ince topraktan bir zemin dolgusu serildiği, bunun üzerine ise küçük dere çakıllarından oluşan bir katman yerleştirildiği belirlendi. İmalat sürecinde seramik parçaları, kireç harcı ve yardımcı malzemelerin kullanıldığı saptandı. Bu bulgular, Kültepe’deki Helenistik Dönem yapı tekniklerinin anlaşılmasına büyük katkı sağladı. Birbiri ardına gelen dört ayrı tabaka, yerleşimin dönüşüm sürecini katmanlar bazında takip etme imkanı tanırken, şimdiye kadar daha çok Tunç Çağı ağırlıklı çalışmalardan dolayı hakkında az bilgi bulunan Helenistik Dönem’in mekânsal kullanım biçimleri de netleşmiş oldu.
Dünya Belleğinde Yer Alan Bir Merkez
Milattan önce 3’üncü binyıldan Roma Dönemi’ne dek kesintisiz iskân gören Kültepe-Kaniş, Anadolu’nun en önemli siyasi, ticari ve idari merkezlerinden biri olma özelliğini koruyor. Hitit İmparatorluğu öncesinde Kaniş (Neşa) Krallığı’nın başkenti olan yerleşim, Hitit uygarlığının filizlendiği ana merkez olarak kabul ediliyor. Yukarı Şehir kısmında saraylar ve tapınaklar yükselirken, Aşağı Şehir’de ticaret alanı olan karum bölgesi yer alıyor. Eski Asurlu ve yerel tüccarların ticari faaliyetlerini belgeleyen yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı kil tablet, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’nde korunuyor. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen antik alanın bugüne kadar yalnızca yüzde 5’lik bölümü kazılabildi.
Ortak kazı programı kapsamında Helenistik tabakalardaki incelemelerin tamamlanmasının ardından, Kaniş Krallığı ile Hitit Dönemi arasındaki arkeolojik birikimi barındıran alt katmanlarda planlı kazılar devam edecek. Disiplinlerarası metotlarla yürütülen bu çalışmalar, Kültepe’nin tarihsel kronolojisine yeni veriler sağlarken Türkiye ile Güney Kore arasındaki akademik bağları da güçlendiriyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gelişmeyi kamuoyu ile paylaşarak, “Bakanlığımız, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu keşif, Türkiye ile dost ve kardeş ülke Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin kıymetli bir sonucu. Kazı Başkanımız Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nu ve Türk-Güney Kore ortak araştırma ekibini tebrik ediyor, Güney Koreli paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyorum. Anadolu’nun zengin mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

