Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, başkentte düzenlenen ‘Rekabetçi Sektörler Programı Kapanış Konferansı’na katılarak Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sanayi, teknoloji ve mali iş birliği adımlarını değerlendirdi. Toplantıya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ile AB Türkiye Delegasyonu Küresel Bağlantısallık, Kapsayıcı Büyüme ve Yeşil Kalkınma Bölüm Başkanı Valentina di Sebastiano da iştirak etti.
Konferans alanındaki stantları tek tek gezerek yürütülen projeleri inceleyen Bakan Kacır, Türkiye’nin rekabetçi üretim kapasitesiyle Çin’den Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş ticaret hattında en kuvvetli ihracatçı aktör konumunda olduğunu belirtti. Kacır, “30 yıllık Gümrük Birliği’nin sağladığı ekonomik bütünleşmeyle bugün Türk sanayisi; otomotivden makineye, beyaz eşyadan tekstile kadar pek çok sektörde Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Geçtiğimiz yıl 233 milyar dolara erişen karşılıklı ticaret hacmimiz, ekonomilerimiz arasındaki bütünleşmenin ulaştığı seviyeyi ortaya koyuyor. Elbette Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri yalnızca ticaret rakamları ile değerlendirmek, bu köklü ortaklığın stratejik önemini ve çok boyutlu niteliğini kavramak açısından bizlere eksik bir perspektif sunar. Ortak bir tarihe, köklü kültürel ve beşeri bağlara, bölgesel barış ve güvenlikten enerji arzına, iklim değişikliğinden bilim ve teknolojiye uzanan geniş bir alanda ortak çıkar ve sorumluluklara sahibiz. Ülkemiz, Avrupa ailesinin parçası olarak kıtanın ortak barışı, güvenliği, istikrarı ve refahı için tarih boyunca elini taşın altına koymaktan çekinmedi. Bilim insanlarımız, Avrupalı meslektaşlarıyla ortak araştırmalara ve bilimsel keşiflere imza atıyor, üniversitelerimiz ve araştırma kuruluşlarımız yürüttükleri öncü çalışmalarla kıtanın bilgi birikimine, teknolojik ilerlemesine ve inovasyon kapasitesine önemli katkılar sunuyor” dedi.
İşletmelere Milyar Avroluk Finansman Desteği
Türkiye’nin AB tam üyelik sürecindeki fon mekanizmalarına değinen Bakan Kacır, sanayinin güçlendirilmesine yönelik şu verileri paylaştı: “Bakanlığımız, yaklaşık 20 yıldır AB Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) rekabetçilik başlığında yönetim otoritesi ve sözleşme makamı olarak sorumluluk üstleniyor. IPA kapsamında yürüttüğümüz mali iş birliğiyle ülkemizin kalkınma önceliklerini somut projelere dönüştürüyor, kurumlarımızın ve işletmelerimizin kapasitesini geliştiren kalıcı yatırımları hayata geçiriyoruz. IPA’nın birinci döneminde, bölgesel kalkınmayı hızlandırmaya ve KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artırmaya odaklandık. 43 ilimizde 46 projeye yaklaşık 500 milyon avro kaynak sağlayarak 10 iş geliştirme merkezi, 9 ortak kullanım üretim tesisi, 8 Ar-Ge ve yenilik merkezi, 3 lisanslı depo ve bir lojistik merkezi kurduk. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla bugüne kadar 20 binden fazla KOBİ’mizi modern üretim altyapılarıyla buluşturduk; yaklaşık 300 yeni işletmenin kurulmasına öncülük ettik. İşletmelerimizi daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak üzere 14 binden fazla KOBİ’mize 1 milyar avroluk kredi hacmi oluşturduk. Girişimlerimize 50 milyon avroluk yatırım desteği sağladık. 2014-2020 dönemini kapsayan ve bugün kapanışını gerçekleştirmekte olduğumuz IPA II döneminde ise Milli Teknoloji Hamlemiz hedefleri doğrultusunda Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitemizi geliştirmeye, sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmaya ve yenilikçi fikirlerin ticarileşmesini desteklemeye odaklandık. İlk dönemde bölgesel kalkınma odağıyla yürüttüğümüz programımızı ülke geneline yaygınlaştırarak KOBİ’lerimizi ileri teknoloji altyapılarıyla buluşturmayı, araştırma ve yenilikçilik faaliyetlerini katma değerli üretime dönüştürmeyi önceliklendirdik. Bu kapsamda 23 ilimizde 43 projeye yaklaşık 260 milyon avro kaynak sağladık.”
Uluslararası Fonlar Ve Patent Başarıları
Ar-Ge faaliyetleri neticesinde 40 patent tescili alındığını ifade eden Bakan Kacır, küresel araştırma ağlarına katılım boyutunu şu sözlerle aktardı: “Gururla ifade edebilirim ki hayata geçirdiğimiz yatırımların meyvelerini, somut başarı hikayeleriyle topluyoruz. Program kapsamında oluşturduğumuz kapasite ve kabiliyet; diğer AB programlarını etkin şekilde değerlendirmemize de imkan tanıyor. Dünyanın en büyük sivil Ar-Ge programı olan Ufuk Avrupa’da, 2021’den bu yana ülkemiz kuruluşlarının yer aldığı 992 projeyle 496 milyon avroluk fon desteğini ülkemize kazandırdık. Kuruluşlarımız 85 projede konsorsiyum koordinatörlüğü üstlenerek Avrupa’nın araştırma ve yenilikçilik ekosisteminde yalnızca katılımcı değil, uluslararası araştırma ortaklıklarına liderlik eden ve yenilikçi projelere yön veren aktörler olarak önemli sorumluluklar üstlendi. İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Edebilirliği Programı (COSME) ve devamındaki Tek Pazar Programı-COSME ile işletmelerimizin finansmana erişimini, uluslararası iş ağlarına katılımını ve yeni pazarlara açılmasını destekledik. Bugüne dek toplam 243 bin 654 KOBİ, COSME Programı kapsamında sunulan finansal araç ve proje desteklerinden yararlandı.”
Sanayide Yeni Nesil Dönüşüm Hamlesi
Dijital Avrupa Programı koordinasyonuyla araştırmacılara sağlanan teknik imkanlara değinen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, geleceğe dönük yol haritasını şu ifadelerle açıkladı: “Bu iş birliği sayesinde araştırmacılarımız ve kurumlarımız, Avrupa’nın önde gelen süper bilgisayar altyapılarında bugüne kadar yaklaşık 100 milyon dolar değerinde hesaplama kapasitesinden ücretsiz yararlandı. Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına katılan 8 konsorsiyumumuzla KOBİ’lerimizin, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın dijital dönüşümüne hız kazandırıyoruz. Bu noktada, IPA II ile Dijital Avrupa Programı arasındaki güçlü sinerjiyi özellikle vurgulamak isterim. IPA II kapsamında kurulan teknoloji ve inovasyon altyapılarını Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağı’na entegre ederek bu yatırımların sürdürülebilirliğini güçlendiriyor, merkezlerin Avrupa çapındaki bilgi, iş birliği ve finansman imkanlarından daha etkin yararlanmasını sağlıyoruz. Türkiye ile Avrupa Birliği’nin birlikte oluşturduğu bu birikimi koruyarak, geliştirerek ve yeni fırsatlarla buluşturarak önümüzdeki döneme taşımakta kararlıyız. Bu anlayışla IPA III döneminde imalat sanayinin dijital dönüşümünü destekliyor, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği ve araştırma kapasitesini güçlendirecek projeler yürütüyoruz. AB iş birliğiyle kurulan merkez ve altyapılarımızın kapasitelerini güçlendirmek amacıyla Sektörel Gelişim Merkezi (SEGEM) Destek Programı gibi ulusal destek mekanizmalarını hayata geçiriyoruz.”
Yeşil Mutabakat Ve Karbonsuzlaşma Hedefleri
Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu (TIDIP) ve AB’nin mali dönem hazırlıklarına işaret eden Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: “IPA III kapsamında TIDIP için sağlanacak 5,7 milyon avroluk AB desteğinin, platformun güçlenmesine ve sanayimizin karbonsuzlaşma yatırımları için daha fazla finansmanın mobilize edilmesine önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 20 yılda oluşturduğumuz bu birikimi daha ilerletmek, ortaklığımızı yeni nesil teknolojiler ve stratejik yatırımlarla derinleştirmektir. Avrupa Birliği’nin 2028-2034 mali dönemine yönelik Küresel Avrupa ve Avrupa Rekabetçilik Fonu çalışmalarını bu bakımdan yakından takip ediyoruz. Yeşil dönüşümden dijital teknolojilere, sağlık ve biyoteknolojiden savunma sanayi ve uzaya uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’nin kalkınma hedefleri, Avrupa’nın yeni dönem öncelikleriyle güçlü bir uyum gösteriyor. Bu potansiyeli karşılıklı kazanımlar üreten yeni ortaklıklara, stratejik yatırımlara ve uzun vadeli iş birliklerine dönüştürmeye hazırız. Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve teknoloji geliştirme kabiliyetiyle bu alanlarda Avrupa’nın stratejik hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak konumdadır. Açıkça ifade etmek gerekirse; son 20 yılda Avrupa ekonomisi verimlilik artışında küresel rakiplerinin gerisinde kalmış durumdadır. Yenilikçilik açığı, ileri teknolojilerde yaşanan rekabet kaybı ve yenilikçi girişimlerin büyüme aşamasında karşılaştıkları güçlükler, Avrupa’nın ekonomik dinamizmini sınırlandırıyor.”
Kapanış programının ardından basın mensuplarına demeç veren Bakan Kacır, “Türkiye ve Avrupa Birliği arasında çok güçlü ekonomik ve ticari bağlar var. İkili ticaret hacmimiz 235 milyar dolara yaklaştı ve karşılıklı olarak dengeli bir ticaret ilişkisini sürdürüyoruz. Türkiye son dönemde Avrupa değer zincirlerinin tedarik ağlarının en önemli oyuncularından biri haline geldi. Böylelikle Avrupa ekonomisinin kalkınmasına ve rekabet gücüne Türkiye olarak önemli katkılar sağlıyoruz. Kapanışını gerçekleştirdiğimiz Rekabetçi Sektörler Programı’nda hayata geçirdiğimiz projeler de Türk sanayiyle Avrupa değer zincirleri arasındaki entegrasyonun ve Türkiye sanayinin ve girişimcilik ekosisteminin rekabet gücünün yükselmesine vesile oldu” dedi.

