Arama
Sosyal Medya

    Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar: “Nasreddin Hoca Türk Dünyasını Birbirine Bağlayan Ortak Kültürel Hafızadır”

    ESKİŞEHİR / TEKHA Anadolu

    ESKİŞEHİR / TEKHA

    Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, Nasreddin Hoca’nın Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada Türk dünyasının ortak kültürel hafızasının önemli sembollerinden biri olduğunu belirtti. Bayraktar, Nasreddin Hoca’nın farklı Türk topluluklarında farklı isimlerle yaşatıldığını ve mizah yoluyla aktarılan ortak değerleri temsil ettiğini ifade etti.

    Prof. Dr. Bayraktar, “Sivrihisar ve Akşehir’den Buhara’ya Nasreddin Hoca” başlıklı yazısında, Nasreddin Hoca’nın yalnızca belirli bir coğrafyayla sınırlandırılamayacağını vurguladı.

    “Türk Dünyasının Neresine Giderseniz Onun İzini Bulursunuz”

    Nasreddin Hoca’nın geniş bir coğrafyada ortak kültürel değer olarak benimsendiğine dikkat çeken Bayraktar, Hoca’nın Kazakistan’da “Koja Nasır”, Azerbaycan’da “Molla Nesreddin”, Uygurlar arasında ise “Nasirdin Afandi” adıyla yaşatıldığını aktardı.

    Bayraktar, Nasreddin Hoca’yı “halkın vicdanı” olarak nitelendirerek, “Hoca güç karşısında nükteyi zırh edinen, adaletsizliği mizahla mahkûm eden, hayatın çelişkilerini bir fıkranın ortasına narin bir tebessümle bırakan ortak akıldır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Buhara’da Nasreddin Afandi Geleneği Yaşatılıyor

    Özbekistan’ın Buhara kentindeki Nasreddin Afandi kültürüne de değinen Bayraktar, Labi Hovuz Meydanı’nda bulunan eşek üzerindeki Nasreddin Afandi heykelinin bölgedeki kültürel sahiplenmenin önemli örneklerinden olduğunu kaydetti.

    Özbek kültüründe Nasreddin Hoca’nın “Afandi” adıyla önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Bayraktar, “Afandi Latifalari” olarak bilinen anlatıların da Özbek mizah ve edebiyat geleneğinin bir parçasına dönüştüğünü belirtti.

    Bayraktar, Özbekistan’da çocuklara anlatılan Afandi fıkralarıyla Anadolu’da kuşaktan kuşağa aktarılan Nasreddin Hoca hikâyelerinin aynı kültürel mirasın farklı coğrafyalardaki yansımaları olduğunu ifade etti.

    “İnsanları İncitmeden Düşündürmenin Sırrına Ermiştir”

    Nasreddin Hoca’nın mizah anlayışının günümüzde de önemini koruduğunu vurgulayan Bayraktar, “O, nükteyi kırıcı bir silaha dönüştürmeden, insanı incitmeden düşündürmenin sırrına ermiştir.” ifadelerini kullandı.

    Nasreddin Hoca fıkralarının anlatılma geleneğinin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer almasına da dikkat çeken Bayraktar, bu geleneğin Türk dünyasının yanı sıra insanlığın ortak kültürel mirasının bir parçası olduğunu belirtti.

    “Nasreddin Hoca Türk Dünyasını Birbirine Bağlamaya Devam Edecek”

    Nasreddin Hoca’nın Sivrihisar ve Akşehir’den İpek Yolu boyunca Orta Asya’ya uzanan kültürel etkisine işaret eden Bayraktar, Hoca’nın yüzyıllardır farklı coğrafyalarda ortak mizah, bilgelik ve toplumsal hafıza unsuru olarak yaşatıldığını kaydetti.

    Bayraktar, “Coğrafyalar ayrılsa da, haritalar değişse de Nasreddin Hoca’nın eşeğinin izi de, onun o şifalı kahkahası da Türk dünyasını birbirine bağlamaya devam edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.