Niğde’de teknolojinin gelişmesine bağlı olarak at ve eşek kullanımının büyük ölçüde azalmasıyla unutulmaya yüz tutan saraçlık mesleğinin son temsilcilerinden Ali Diker (72), babasından öğrendiği zanaatı 62 yıldır sürdürüyor.
“Çırak Yetişmiyor”
Saraçlığın sabır ve ustalık isteyen bir zanaat olduğunu vurgulayan Diker, her ürünün tamamen el emeğiyle ortaya çıktığını belirtti. Diker, “Bu işin çok ince noktaları var. Basit bir meslek değil. Yaptıkça yeni şeyler öğreniyor, daha çok tecrübe kazanıyorsunuz. Yaş aldıkça ustalaşıyorsunuz. Ama artık çırak yetişmiyor. Gençler bu işin geleceği olmadığına inanıyor. Böyle giderse 3-5 yıl sonra saraçlık tamamen bitecek” ifadelerini kullandı.
“Özel Tasmalar Üretiyorum”
Geçmişte hayvancılığın yaygın olduğu dönemlerde yoğun şekilde çalıştıklarını anlatan Diker, bugün ise yalnızca sipariş üzerine üretim yaptığını söyledi. Diker, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Eskiden burada 30-40 çeşit ürün olurdu. Hamut, eğer, koyun çanı, köpek tasması, keçi kösteği gibi birçok ürün yapardık. Köyden kente göç ve teknolojik gelişmeler bizim mesleğin sonunu getirdi. Biz dört kardeşiz ama bu mesleği sürdüren sadece ben kaldım. 5 çocuğum var. Onlar da mesleğe ilgi göstermiyor. Eskiden at ve eşeklere yönelik ürünler yaparken bugün daha çok Sivas kangalı ve Aksaray malaklısı gibi çoban köpekleri için özel tasmalar üretiyorum. At ve eşek kalmayınca bizim meslek de yok oldu. Eskisi kadar talep yok ama aç kalmıyoruz. Gücüm yettiği yere kadar bu işi sürdüreceğim. Bu meslek benimle birlikte tarih olacak.”

